YÜKLENİYOR

Aramak için yazın

Aracı Olanlara Müjde! Yüksek Kilometreli Araçlar İçin Yeni Karar!

Ekonomi

Aracı Olanlara Müjde! Yüksek Kilometreli Araçlar İçin Yeni Karar!

Paylaş

Elimize ulaşan  sıcak habere göre milyonlarca araç sahibini yakından ilgilendiren yeni bir karar verildi. Anayasa Mahkemesi’nin sonuca bağlamış olduğu iptal kararı yüz binlerce kişiyi mutlu edecek.

 

Anayasa Mahkemesi’nin aldığı karar doğrultusunda trafikte kaza geçiren vatandaşların araçlarında oluşan hasara ilişkin değer kayıplarında tazminatları tekrardan düzenlenmek durumunda olacak.

İlk olarak mevzuat gereğince‘Genel Şartlar’ kural olarak tayin edicidir. Sigortalıların zararına olan bu hükmü Anayasa Mahkemesi, 90 ve 92’nci maddeleri oy birliği ile iptaline karar vererek yeni karara bağladı.

Yeni karar ile birlikte bundan sonra, sigorta şirketlerinin tazminatlarının sorumluluğu vatandaş yararına karar verilmiş oldu. Bu şekilde gerçek zarar hesaplanmasında mühim bir karar şeklinde ön plana çıkıyor. Vatandaşlarımız sigorta hukukunda işinin ehli avukatlar vasıtası ile haklarını bundan sonra arayabilme şansı bulabilcekler.

Yüksek Kilometreli Araçlar İçin Yeni Karar!

Alınan kararla birlikte önceden kilometresi yüksek araçlarda dikkate alınmayan değer kaybı bundan sonra dikkate alınacak.

 

Diğer  örnek de trafik kazasında vefat eden insanların desteğinden mahrum kalanların tazminat hakları konusunda verilebilir. Yeni yapılan bu düzenlemeyle birlikte bundan sonra  destekten mahrum kalan insanlar sigorta şirketlerinden daha fazla tazminat istekte bulunabilecek. Bu yeni karar aynı zamanda açılmış ve hala süren davalara da uygulanabilecek.

Aynı zamanda AYM, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda zorunlu olarak mali sorumluluk sigortasını konu olarak değinen maddelerdeki ‘genel şartlar’ ibaresiyle ilgili kuralları Anayasa’ya uymadığını düşünerek iptal edilmesine karar vermişti.

Zorunlu trafik sigortası ile, motorlu taşıtın işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilere verilen zararda oluşacak tazminatın sigorta teminat limiti dahilinde ödenmesinin güvenceye alındığını hatırlatan AYM, itiraz konusu olacak kuralların sigorta şirketinin bu borcunun boyutunun nasıl belirleneceğini düzenlediğine dikkatleri çekmişti.

İtiraz konusu olan kurallarda sigorta şirketinin zorunlu olarak mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden oluşan sorumluluğunun boyutunun düzenlenmediği  bu boyutun idarenin düzenleyici değerde işlemi olan ‘genel şartlar’ ile belirlendiği dikkat çekerken, gerekçeli alınan kararda bundan sonra sigorta şirketinin zorunlu olarak mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden oluşacak borcu, idare tarafından her an değiştirilebilir özellikteki kurallar olan genel şartların durumuna göre belirlenecektir.

Borcun boyutunun tespiti konusunda temel çerçeve ve prensiplerin kanunda belirlenmediği, idareye geniş alanda bir takdir yetkisinin tanındığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla sözleşmenin içeriğine yönelik kısıtlama öngören bazı kurallar kanunlar ölçüsü yönünde alandan Anayasa’nın 13 ve 48’inci maddelerine aykırı olduğu söylenmiştir.

İtiraz konusu kuralların mahkeme, sözleşmenin tarafları olarak motorlu taşıt işleten ile sigorta şirketinin yanında motorlu taşıt işletilmesi nedeniyle zarar etme  riskine baş başa  kalan üçüncü kişilerin çıkarları arasındaki balans göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmişti.

Sigorta şirketinin borcunun boyutunun, itiraz etme hakkında kurallarda çevirme yapılan en genel şartlarda belirlendiğine  vurgu yapan AYM, “Ve diğeri de zarar gören üçüncü kişi ve işleten karşıtına, buna karşılık sigorta şirketi yararına çıkar dengesinin bozulmasına neden olabileceği gibi farklı durum da mevzubahis olabilecektir” saptamasında bulunmuştu.

6098 sayılı kanuna göre gerekçeli kararda,  zarar olarak belirtilen mevzuların genel şartlarda zarar olarak saptanmış olması durumunda, işletenin tazminat borcunun boyutu ile sigorta şirketinin borcu garanti altına alması gereken tazminat sorumluluğunun boyutunun farklı olacağı vurgulanarak “Bu halin geçek zararın karşılanmamasına sebep olacağı,bu şekilde işleten ile zarar gören kişi zararına sonuç oluşturacağı ortadadır.

İşleten, sorumluluk sigortası yaptırmış olduğu halde, sigorta şirketi tarafından verilen tazminat ile asıl zarara karşılık gelen tazminat arasındaki farktan, zarar gören kişiye karşı mesul olmaya devam edecektir.

Zarara uğrayan kişinin sigorta şirketi tarafından karşılanmayan zararı ise, sadece işletenin mali durumunun bu zararın karşılanması için yeterli olması durumunda karşılanabilecektir. Belirtilmek istenen nedenlerle kurallar

Anayasa’nın 5, 13, 17, 35 ve 48’inci maddelerine uymamaktadır

denilmişti.

Etiketler

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanları doldurunuz. *